4 Kasım 2011 Cuma

Bütün Hikayeler












Gecenin bir yanından Allan Poe vuruyor gözlerime…Biraz ileride beş kişilik bir grup dikkatimi çekiyor ve başımı kitabımdan kaldırıp izlemeye başlıyorum.Gecenin büyüsü ile kendisinden geçmiş bu grubun hareketleri beni çok etkiliyor.Biribirinden kopmayacak gibi bir havaları var ve ….

Cafe Roman’s çalıyor…

Çiy taneleri gibi dökülüyor yüreğime notalar ve ben ilerideki beşliyi incelemeye devam ediyorum.Birisi biraz şişmanca ve pek beğenmiyorum..En başta o oturuyor.Bir kadın.Yanında ondan ayrılmayacakmış gibi duran adam daha uzun boylu ve zayıf ..Kadına göre daha ciddi ve oldukça uzun boylu…Ortalamanın bayağı üzerinde ve birlikte dans etmeye başlıyorlar.Çok sakin,uysal ve masum…Hayatımda bu kadar uyumsuz bir çift görmedim desem olacak…Kadın şişman ve kısa,büyük,ablak suratlı birşey..Uzun yüzü kendisine hiç yakışmamış ve yüzünün rengi pembe…Ama erkeğine bu kadar kur yapması hoşuma gidiyor…”Sevdiğinde digerlerinin ne gördüğü önemli değildir,senin onda ne bulduğun önemlidir…Hayatı bir ucundan değil,sendeki eksik parçadan yakalayacaksın..Kendindeki eksikliği bildiğin zaman karşındakindeki fazlalılığı görebilirsin.Sendeki fazlalık da sevgilideki eksiklik ise ve her ikinizde fazlalık ve eksikliklerinizin bilincinde olacak kadar tam iseniz…Ve biribirinizi buldu iseniz…Sakın vazgeçmeyiniz…” Diye düşünüyorum.Biraz daha yakınlaşsınlar istiyorum ve kadın iyice sokuluyor,sarılıyor,sarmaş dolaş dans ediyorlar karşımda…Kırmızı şaraba vuran loş ışık kadehleri mükemel kılıyor…Ve mumlar…Çok sıkı bir arkadaşlıkları olduğu çok belli…Gördüklerim delikanlının üçüncü sırada oturan kız ile daha uyumlu olduklarını söylüyor ama uzun ve ince olan ona dönüp bakamıyor bile…Birbirilerine bu manada bir pas verdikleri yok…Diğer üçü ise yanyana oturmuş ve müziğe kapılmış ve direk gözlerimin içine bakıyorlar.Bir ara en sonda oturan yan masadan gelen bir davet üzerine masadan kalkıp gidecek oldu.Ufak bir tartışma yaşadılar ama digerleri izin vermediler…Gitse ne olurdu acaba…

Cafe Roman’s çalıyor.

Ben de onlara bakıyorum..

Birden kahkahalar ile gülmeye başlıyorum….

Charles Baudelaire ‘in ”Özdeksel şeylere tutkun ,açgözlü bir dünyanın ortasında Poe kurtuluşu düşlerde buldu…O kendi varlığıyla başlı başına bir protesto idi ve protestosunu kendine özgü yollarla ilan etti” dediği Edgar Allan Poe’in bütün hikayelerini okur iken ayak parmaklarımı başka türlü düşünemezdim sanırım…

Ve ışıklar yanıyor çağımızın en güçlü yazarlarından birini okumaya devam ediyorum…

Ne komik ayaklarımız var …

0 yorum:

Yorum Gönder