13 Ocak 2011 Perşembe

...YİNE BİR GÜN SİNİRLENMİŞTİM...










...YİNE BİR GÜN SİNİRLENMİŞTİM...






Muhatablarına ithafen,onlar kendisini çok iyi bilirler...;


Demişler ya ”bana bir ülkenin ekonomisini kasasını verin !Yeter…”

Sorun kasa da değil,kasanın kimin ellerinde olduğu…

Onun için ”bana bir ülkenin çocuklarını verin…”

İnsan ahlakına aykırı olmayacağını bilsem ,bunu ispat için tüm dünya bebeklerinden oluşan bir köy kurmak isterdim.Bu köyün içerisinde bütün dünya ülkelerinden yüzer bebek olacak ve bu bebekler evrensel bilince ulaşmış,hiç bir ideolojinin esiri olmayan ,aydın insanlar tarafından sıfırdan yetiştirilecekler.Ütopik bir ülke bir deney ülkesi ve bu çocukların mükemmel eğitim ile nasıl insanca yaşadığını insanlara göstermek …Irk denilen,sınır denilen,yasak denilen,ahlak diye insanların zihinlerine zerkedilen illüzyonların aslında hiç birisinin olmadığını ,ya da şu an bildikleri gibi olmadığını ”özgürlük” ve” sevgi” denilen illüzyonun şu anki maddi dayatmalara dayalı ,kötülükler ile dolu yalan dünya koşullarının illüzyonu olduğunu,bir tür farkındalığın açtığı boşluğu doldurmak için bir arayışa dönüştüğünü ,özgürlüğün ve sevginin insanın içlemi, olduğunu doğasında olduğunu göstermek…

Çocukların her birinin en az bir alanda deha olduğunu ve hiçbir yeteneğin bir digerinin önünde olmadığını bir yeteneğin digeri ile birlikte tamamlanabileceğini ve biri olmadan digerlerinin eksik kalacağını,çocuklara daha bebeklikten itibaren öğreterek matematiği,fiziği çok iyi bilen arızaların digerlerini aşağılamayacağı,digerlerinin yeteneklerinden utanmaycağı,bu arızaların kendilerini daha zeki zannetttmelerinin sadece bir illüzyon olduklarını göstermek.Çünkü bu insanlar başta doğal yollardan çıkarımlar yapılarak kurulan bilimin gittikçe içine kapanarak doğallıktan uzaklaşması ve kendi içerisinde komplike ve yapay bir yola girmesi sonucu onlar gibi yapaylaşan insanlara dönüşmüşledir…

Yarın matematiğin,
içerisine düştüğü karmaşanın, gereksiz ve uydurma sorularını çözmenin, tamamı ile insan uydurması olduğu ve birçok alanda hiçbir faidesinin olmadığı ve birçoğunun sadece kendi içinde bir oyun olduğu ispatlandığı an ,bütün bu insanlar digerlerinin önünde tam bir aptal durumuna düşeceklerdir.Ya da fizikte,matematikte olmadık birisi hiç umulmayan bir şeyi keşfettiğinde bütün bu yıllar boyunca emek verenlerin hepsinin emekleri yanına kar kalacaktır…

Şu an için kurulan yapay yolda bunun bir gereklilik olduğu su götürmez ama herşeyin öyle olduğunu söylememizi gerektiren bir kesin bilgi henüz yoktur…

Onun için böbürlendikleri zaman, hepsine gülüyorum içimden alay ediyorum…Kanser tedavisi için hayvanları öldüren insandan çok kansere sebebiyet veren ortamı yok etmek için çalışan bir sosyal deha,kurduğu bir cümle ile , benim için, elindeki ilmi yanlış değerlendiren,fesada kapılmış,hasede girmiş yanlış bilim insanlarından ya da onları kullanan otoriteden binlerce kat daha değerlidir…

Bir çocuk çok güzel seslendi:

”Ozonu deliyorsunuz,nasıl tamir edeceğinizi bilmiyorsunuz.Yerine yenisini yapamıyorsunuz.

Hayvanları öldürüyorsunuz,nesillerini tüketiyorsunuz,yerine yenisini yapamıyorsunuz…

Açlıktan ölen çocuk ben de olabilirdim…”

Kısacası yanlış ve sapkın yalan bir yoldasınız, kendinizi kandırıyorsunuz !

Ben böyle düşünüyorum….

İnsanın geliştiğine inanmıyorum.Beynin geliştiğine inanmıyorum.Bundan yüzlerce bin yıl öncesinde bir taştan bir balta yapmayı başarabilmiş insan bence korteksini şimdiki insandan çok daha iyi kullanabilmiş bir insandır.

Hiç bir gelişme olmadığını anlayabilmek için yine insanın iyi ahlakına ters bir deney ile ispatlayabiliriz diye düşünmüştüm..Periyodik olarak kendilerine süt ve mama verilen bebekleri,sadece ölümden koruyacak kadar kontrol ederek, tek bir kelime dahi öğretmeden,sadece hayatta kalabilecekleri şekilde donatılmış doğal yaşama alanına salıp olacakları izlemek…

Göreceğiz ki,doğru dürüst yürümeyi bile beceremeyecekler....

Bu da gidilen yolun ne kadar illüzyonlar ile dolu olduğunu bize gösterecektir.Tamamı ile yanlış bir yolda ilerlediğimizi ve bu illüzyonların nerede ise hiçbirisinin aslında olmadığını ve sahte bilgileri depolayan beynimizin bizi nasıl yanılttığını bize gösterecektir…

”Bu dünya da nesli tükenmesi gereken,çoğalmasının önüne geçilmesi gereken tek varlık,niteliksiz,evrensel doğruya ters,kötü insandır.Bu kötü örneklerin nesillerinin sürmesi demek mikroba yaşama hakkı vermek ve bütün doğanın ,bütün canlıların yaşama hakkına tecavüz etmektir.”



VE BU YAZIYI YAZMIŞTIM...





ARKASINDAN BİLİM VE ÜTOPYA DERGİSİNDE ŞU YAZIYI YAKALADIM...
GÜLÜMSEMİŞTİM...GERİSİNİ İHMAL ETTİM TAKİB EDEMEDİM..BAZEN O KADAR ÇOK ŞEY İLE MEŞHUL OLUYORUM Kİ EĞER KONU HAKKINDA YENİ YAZILAR ÇIKTI İSE HENÜZ HABERİM OLMADI...






BAŞLIK ŞU İDİ...

FİZİKTE BİLDİĞİNİZİ SANDIĞINIZ HERŞEYİ UNUTUN

Böyle söylüyor işte BİLİM VE ÜTOPYA DERGİSİ’nin Ağustos sayısının yetmiş sekizinci sahifesinde…

Bu başlığı okuduğumda yazının içerisine gömüldüğümü söyleyebilirim.

Yazıyı aynen yayınlıyorum.

FİZİKTE BİLDİĞİNİZİ SANDIĞINIZ HER ŞEYİ UNUTUN !

Atomların yapıtaşları arasında bulunan protonlar ile ilgili yeni keşif ,fiziğin en güvenilir bazı yasalarını ve bir çok fizik formülünü değiştirebilir…

Protonların nötr karşıtları ile birlikte,nötronlar,evrende her atomun çekirdeğini oluşturur.Bu neden ile protonların bilimde önemli bir yeri bulunur.Garching-Almanya’daki Max Planck Kuantum optik enstitüsü tarafından on yıl süren çalışmalar ve denemeler sonucunda protonlar ile ilgili önemli bir keşif yapıldı….

Proton parçacığı için yapılan yeni bir ölçüm ,onun,evvelce düşünüldüğünden çok daha küçük olduğunu gösterdi.Daha önceden proton’un yarıçapı için ,bilimsel araştırmacıların kabul ettiği değer 0,8768 femtometre (bir femtometre =10-15 metre) idi.Yeni yapılan ölçümler bu değerin bilinenden yüzde 4 (0,00000000000003 milimetre)daha küçük olduğunu gösterdi.Proton yarıçapı 0.8418 femtometre olarak ölçüldü.

Bu keşif sıradan insanlara basit ve anlamsız gelebilir.Ancak fizikçileri ve bilim çevrelerini aşırı derecede heyecanlandırdı.Bilim insanları bu buluşu çok ciddiye alıyorlar…

Neden mi?

Proton büyüklüğü KUANTUM ELEKTRODİNEMİĞİNDE kullanıldığı için ,bu,birçok formülün temelden yanlış olduğu anlamına geliyor.Ayrıca bu keşif fizik kanunlarının yeniden gözden geçirilmesi hatta değişmesi anlamına da gelebilir.Ayrıca bu keşif diğer birçok alanı da etkileyebilir.

Örneğin;gökbilimcilerin spektroskopi kullanarak ,galaksilerin ve gazbulutlarının kimyasal elementlerini hesaplama yöntemlerini….

BİLİM İNSANLARININ GÖRÜŞLERİ :

Basel Üniversitesinden fizikçi Ingo Sick :

”Bu çok ciddi bir fark,biryerde gerçekten birşey cidden yanlış”

İngiltere Ulusal Fizik Laboratuvarı bilim adamlarından Jeff Flowers :

”Bu keşif ,önemli bir değişiklik yapmak ,kuantum elektrodinamiğini tam olarak yeniden düşünmek ve potansiyel yeni bir teoriye açılan kapı anlamına da gelebilir…”

Yeni ölçümler kuantum mekaniğinin mevcut teorilerinde boşluk olduğu anlamına da gelebilir….










0 yorum:

Yorum Gönder