Bu dünyada sadece bizim inanmamızı istedikleri inanışlar ya da kişiler yaşamıyor ve basın yayında bize aktarılan haberler olaylar yer almıyorlar.Bunun yanında sadece tanınmış yazarlar yok ve yazdıklarından,yaptıklarından haberdar olmadığımız bir sürü insan var...Okuduğum bir yazının bir bölümünü özetledim...
Son günlerde bir ''Hür Adam'' almış başını gider iken , bir de bir ''Özgür Adam'' ı paylaşmak istedim :
Ebû'l -Alâ el MAARRI
*İslâm dünyasının en güçlü şairlerinden ve en ahlaklı şahsiyetlerinden birisi olarak bilinir.
*Dört yaşında çiçak hastalığı vesilesi ile gözlerini kaybetmiştir.
*Şeriatçilerin 'Tanrı islam dini aracılığı ile gerçekleri bildirmiştir'' şeklindeki iddialarını BENİMSEMEMİŞTİR.
''Muhammed ve İsa beni dinleyin;
Gerçeklerin tümü ne oradadır ne de burada
Nasıl olur da güneşi ve ay'ı yratan tanrımız,
Bütün nurları sadece bir dinde indirebilir,
Bunu kabul edemem ''
demiş bir şiirinde.O'na göre gerçeklerin,iyiliklerin ve güzelliklerin kaynağı akıldan ibarettir.Akıl ise bütün insanlara aynı şekilde yaklaşmalıdır.Oysa özellikle semavi dinlerde böyle birşey sözkonusu değildir.O neden ile ahlaki yönüne inanmak doğru değildir.Bunlar uydurma olup,güçlü kişilerin yeryüzündeki saltanatlarını sürdürmeleri için korkutma aracı olmaktadırlar.İnsanların din diye kabul ettikleri ,korkutma yolu ile içgüdülerine sokulmuştur.O'na göre din ''sevgi'' dir.Bütün insanları sevgide birleştirir.Hangi inanışta olur ise olsun bütün insanlara aynı şekilde yaklaşılmalıdır.
Bir başka şiirinde:
''Din,gelin elbisesi giydirilmiş ve dua etmekte olan bakire bakire kıza benzer ki ,ona gelinlik hediyesi verecek olan kişi,bunlarıda palavra dükkanından satın alır.Bana gelince bunlar için bir dirhem bile harcamam..''
''Evet şimdi camileri ve kiliseleri ve hatta Kabe taşını ,Kur'an ,İncil ve hatta bir şehidin kemiği bile,bütün bunları ve daha fazlasını bile,benim kalbim hoşgörü ile karşılar.Çünkü benim dinim sevgidir ve sadece sevgiden ibarettir.''
Gerçek dindarlığın tanımı onun için kendini insanlığa adamak ve başkalarına kötülük yapmamaktır.Kurban kesimini vahşet saymıştır.Canlı her yaratığa karşı sevgi ve şefkat beslemiştir.Şeceresini soranlara ''Ben zamanın yavrusuyum ,benim aşiretim bütün insanlıktır'' diye cevap veren bu özgür adam ,kan akıtılmasından o kadar nefret etmektedir ağzına et koymamıştır.O'nun için menfaat karşılığı iş yapmak,cennet vaadleri vesilesi ile emirlere uymak sahtekarlıktan başka birşey değildir.Gerçek fazilet karşılık beklemeden yapılandır.Spor için avlanmayı da vahşetten saymıştır.Tabi inanmayanların öldürülmesine ve kurbanların kesilmesine karşı durmayan şeriatçiler tarafından düşman ilan edilmiş ve ''zındık,dinsiz'' ilan edilmiştir.Benzer birçok hikayede olduğu gibi kendisine saldırılar gecikmemiştir..
Bayadi O'nun hakkında şöyle yazar:
''Gözlerinin ve ruhunun karanlıklarına ek olarak ,gecenin karanlıklarının kendisi için uzayıp gitmesini diler..''
Körlüğüne ima yapılmıştır.
Ancak kendisi hakkında söylenenlere pek kulak asmamış ve ilkelliklerine gülmüştür.Bir şiirinde demiştir ki:
''Uyanınız,uyanınız ey yoldan çıkmışlar.Sizin dinleriniz,Küdema'nın hilelerinden bir hildedir,
Onlar bu dinler aracılığı ile dünya malı toplamaya murad ettiler.Kendileri ölüp gittiler,fakat bu leimlerin vazettikleri adet devam etti.''
''Uyan halk ,çünkü o alaylı gülüşler ve ağlamalar ,Sana efendilik edenin tepende tuttuğu silahları kap ve vur,İstibdat eden aslan sadece uyumakta...''
Halife'nin koruması sonucunda din adamlarının ve şeriatçilerin saldırılarından korunabilmiştir.
İnsanları iki grupta toplar:
''Aklı olup dini olmayanlar,dini olup aklı olmayanlar.''
Kaynak:
Bilim ve Ütopya Dergisi /Ocak sayısı /İlhan Arsel
0 yorum:
Yorum Gönder