
Her kim olur iseniz olun ,eğer patolojik bir rahatsızlığınız yok ise veya o an’da ani bir panik yapmaz ve okuduğumuz ,izlediğimiz olaylardan dolayı herhangi bir korku içerisine girmez iseniz, yolda yere düşmüş , kaza geçirmiş insanı veya doğum sancısı tutan bir kadını gördüğünüzde yapacağınız iş, kurtarmaya çalışmak olur.İlk önce çantasını,cüzdanını karıştırıp onun kim olduğuna veya etnik kökeninin ne olduğuna,tipine,mesleğine,cinsiyetine,yaşına bakmak eminim ki aklınıza bile gelmez.
Yoksa gelir mi?
Bence bu medeni insana yakışır olanı…
Bize böyle öğrettiler çünkü,”fiilen yardıma muhtaç bir düşmüş gördün mü ona yardım et.Hemen hastahaneye yetiştir.Bir ihtiyar düşmüş ise tut kaldır, kaybolan bir çocuk ise hemen muhafaza et…”Yani kimlik taraması,cinsiyet,tip,sosyal statü taraması yap demediler bize…En basit tanımı ile bildiğiniz ”yapmamız gerekenin yardım etmek olduğunu ” öğrettiler…Bir kimse de çıkıp buna ‘böylesi yardımlar yanlıştır” diyemez…Mutlak iyi gibi…
Ama ”paranoyak olun” diyen uyarıcılar da yok değil…
Korku,panik dediğimiz nedir?
Hani ,yolda ölüverir de başıma iş açılır falan filan…
Kimsesi yoktur başıma kalıverir falan filan…Hastahanesi, masrafı…
Doğurur da babası bu der …Testi, bilmem nesi…
Böyle bir olay olmuştu yanlış hatırlamıyor isem filmlere bile konu olmuştu.Babamın anlatmasına göre Sakarya’da yaşanmış.Taksi şoförü doğurmak üzre olan kadını alıyor ,kadın da ”aha babası bu diyor”…Taksi şoförüne test yapılıyor ve kısır olduğu anlaşılıyor ama adamın iki oğlu var…Yine yanlış bilmiyor isem, iki oğlu bunun için annesinin canına kıymışlar…
Ama yardıma muhtaç olanın da korkacağı durumlar yok mu?
Düşmüşü bırakan ,çocuğu kaçıran,ihtiyarın cebindeki parayı alan..
İşte yazının başındaki patolojik kötülük mes’elesi falan filan…
Yok mu? Dolu…
Onun için derler ‘Allah kötüye çattırmasın.”
Neler duyuyoruz hani dumur olacağımız türden…Tanımı yok…
Pazarcılar arasında da böylesi hayran olunası bir dayanışma vardır her zaman.Buna birkaç kere şahit oldum..Kulaktan kulağa oyunu doğru oynandığında bakın ne güzel işlere vesile oluyor.
Bir keresinde annem pazarda alışveriş yapar iken bir çocuğun panik yapmadan annesini aradığını farkediyor…O an’da bir kadın elinden tutuyor ve ‘gel ben sana anneni bulurum” diyor.Ne hikmet annem bu yaklaşımdan rahatsız oluyor ve alışverişi bırakıp kadını izlemeye başlıyor ,başlıyor başlamasına ya izle izle nereye kadar?En sonunda pazar tezgahlarından birisinin sahibine kadını gösteriyor ve kadının çocuğun annesini aradığını hiç belli etmemesinin normal olmadığını ve çocuğu kaçıyor olabileceğini söylüyor ..Kadın ileride ve pazarcı hemen yanındaki tezgaha,o yanındakine ve ilerideki tezgahın sahibi kadını durduruyor ‘bu çocuk annesini mi arıyor ver çocuğu biz buluruz annesini ” diyor ,kadın vermek istemiyor ama ”ver ver sen biz buluruz ” deyip çocuğu elinden alıyorlar…Kulaktan kulağa oyunu devam ediyor ve bir iki sokak ilerde anne feryat figan çocuğunu arar iken bulunuyor..
Annem diyor ki :
”Bu nasıl anne aramak, tuttu çocuğu elinden çocuk da sesini çıkartmadı. Aldı pazarın dışına götürüyor ne çocuğu ne annesini araması, anne arayan birisi etrafına haber eder…”
Diyeceğim, her yerde garip bir savaş ,hasta ruhlu insanlar,kötüler ve bizler bu insanlara karşı duyarlı olmalıyız…Doğru değerlere karşı duyarlılığını yitirmeyen ve bir arada olmayı başaran bir toplum parçalanmaktan kurtulur.
Aşağıdaki minik örneği de kendimi methetmek için yazmıyorum.Zira bunlar kendini methetmek için yazılacak şeyler değildir,olması gereken normal insan davranışlarıdır.
Karaalioğlan parkındayım bir seferinde ,çocukları parka götürmüşüm.Bir anne de yan taraftaki bankta oturuyor.Bir süre sonra oğlu ile gitti…Dikkatimi dahi çekmedi. Ta ki oğlanın kıyametleri kopartarak,panik içerisinde ’annem annem’ diye bağırarak feryat figan parkın içerisinde koşturduğunu görene kadar….
Yavrum nasıl ağlıyor…Annem ,annem…
Koştum yanına hemen,yanlış anlaşılmasın ”bir insan benim” demiyorum,başkaları da koştu ama insan kendisinden emin oluyor da ,başkasından kendisinden emin olduğu kadar emin olamıyor..Kaçırıyorlar çocukları …
Ne ise birkaç kişi daha adam- kadın karışık toplandık başına da dinlemiyor ki bir ara bana ‘annemi tanıyor musun sen” dedi…Korkudan ne dediğini bilmiyor ki çocuk…Bir panik…Ufak bir şey dört-bilemedin beş…
Abartmıyorum bakın bir yaygaracı çocuk çıktı,aferin ona .....
Aldım yanıma ,sarıldım ‘korkma canım ,korkma ağlama bak göreceksin annen kaybolmadı”
O’nun aklı başında değil,fayda yok gözleri fır dönüyor …Ağlıyor..Arkadaşım da var..O da üzüldü.Dedim ”daha da bulamaz isek emniyet bulur” üzülme…
Bir süre sonra baktık anne geliyor ....
Annesini gördüğünde çocuğu görmeli idiniz…
Ne ise geçenlerde Balat’mı idi sanırım Balat idi …Balkonda iken iki kişinin elindeki çocuğun kayıp bir çocuk olduğundan şüphelenen ve onları durdurarak çocuğun ailesine kavuşmasına vesile olan o kızın güzel ,duyarlı yüreğinden öpüyorum…
Sanırım …
Şöyle ki…
Yani…
Diyeceğim o ki…
Linç girşimini zevk ile izler iken aynı zevkin daha fazlasını bu duyarlı kızı izleyerek de almalıyız…
İlginçtir ama merak ettim.. Ailenin teşekkürünün haricinde,o linç girişimi için hazırda bekleyen taife acaba diyorum bir çiçek bir kolonya alalım da şu kızı tebriğe gidelim dediler mi .?
0 yorum:
Yorum Gönder