
..AŞK MERDİVENİ..
A ;
''Ben seni kaybedene kadar affedilmesi gereken tek erkeğin baba'm olduğunu zannediyordum.Şimdi geri getireceğini bilsem seni O'na tavlada ölesiye yenileceğim.Bana tavla oynamayı da O öğretti..Bir gün yendim O'nu...O'nu yenmek bana hep kaybettirdi..
''Şimdilerde ellerimde taşıyamayacağım bir ağırlık kaldı.Eziliyorum bu ağırlığın altında yazmaya çalışıyorum sesini,gözlerini,ağlamalarını öylesine susmuşsun meğer. Susmuş bir yüreği seslendiremiyor kalem.Kendimi yazamıyorum sana,pişmanlıklarımı,neleri yapmamam gerektiğini,kendime bile itiraf etmekte zorlandığım saçmalıklarımı.Ama ,ama biliyorum hala seninleyim.Bir de bir sen,bir kaç satırda da seni anlatma sanatı.Oysa bir gelsen....
Ben seni kaybettiğim zaman anladım meğer ne çok seviyormuşsun beni...
... diye üşünür dalgın dalgın yürürken, bir çiçek almaz mısın diyen bir çiçekçinin sesi ile kendime geldim. Tereddüt ettim önce aklım dalgındı ama inceledim baktım üzerinde birkaç uzunca yaprağı olan bitki soğanları vardı ''bunlar nedir?'' dedim soğanları.almak istedim.Zordur onların bakımı dedi kadın sevgiline götürmek için bunları öneririm.Sevgilim gitti dedim O'nu kaybettim.Konuştuk sohbet ettik biraz ,dinledi beni sonra ''al bu soğanları o zaman ama sakın onlarla,konuşmayı bakımını yapmayı ihmal etme evlat'' dedi bana.''Aşk merdivenidir adı çok hassas bir bitkidir.Işığını iyi ayarla ,suyunu zamanında ver.Eğer bu bitkiyi gerektiği gibi bakar büyütürsen al ve sevdiğine git o gün hazır olduğun gündür....''
Aldım.Ömrümde belki ilk defa senin için yaptıklarımı ,yapmadıklarımı bir çiçek için yaptım biliyor musun?Bir kaç gün bakmadım mesela solmak üzere olduğunu gördüm.Aklıma 'niçin benimle hiç ilgilenmiyorsun,kendimi çok yalnız,ilgisiz ,sevgisiz hissediyorum'' dediğin geldi.Ne kadar umursamadığım bir de gitmek üzere olan seni gördüm bitkide,ellerimden kaymak üzere olan seni, gözyaşlarını düşündüm birden,sonra bir zaman çok iyi baktım çiçeğe dirildi ,kendine geldi.Sana söylemediğim kadar 'seviyorum' dedim,bir nevi bitkiyi sen yerine sevdim...Ve bir kaç zaman sonunda yeşerdi ellerime..Aklıma yüzün, gülüşün ve gülüşünün değerini hiç bilemeyişim geldi... Bir sen yeşerdi , bir düş yeşerdi ellerime...
''Meğer ne çok sevmişsin beni...Meğer ne çok hata yapmışım ..Herkesi affetmek istiyorum biliyor musun?
Sana o aşk merdiveni ile gelmek istiyorum....
Ve çiçekçiye bir teşekkür etmek birlikte...
Seni çok özledim..
Hazırım...
B ;
Kendini hazır hissettiğini biliyorum ve bunda çok samimi olduğunu da biliyorum.Bu çok güzel bir çiçek,belli ki büyümüşsün sana inanıyorum,görüyorum fakat bu çiçek ben yok iken güzel göründü gözüne ,ben olduğumda bu çiçeğin bir değeri kalmayacaktır.Bütün hissedilenler,söylenenler unutulacaktır.Bir insan bir ilişkide diğerine kaybetmek için çok zaman tanır.Bir gün tükenir.Kadınların sabrı hiç kimsede yoktur fakat kadınlar zaman gibidirler.Tamamen kaybedene kadar hep bir şansınız vardır ancak sabırları tükendi mi son şansınızı kaybetmiş olursunuz...Zaman geçtiğinde göreceksin herşey eskisinden de içinden çıkılmaz bir hâl almış...Bilir misin insanlar zamanlar alışıyorlar yaşadıklarına,mücadele verdiklerini zannediyorlar çoğu zaman içerisine düştükleri zor durumlarda,bir türlü radikal adımı atmaya varmıyor ayakları ,tam ileri gidecekleri zaman bir el''dur'' diyor çekiveriyor ensesinden.Ne yana dönsen bir çıkmaz.Sevgi bilinç düzeyine indirgendiği zaman aptallaştırır insanı,yanıltır.Bu kaçıncı söylev,bu kaçıncı nutuk.Unutulur ellerini tutmalar,yakarmalar''senden hiç bir şey istemiyorum,sadece beni affet ,suçluyum,sana bir hayvana yapılamayacakları yaptım''lar unutulur,gider işte.Uzak kaldığım zaman anladım ne kadar alıştığımı aslında olanlara,uzak kaldığım zaman bana neler yaptığını daha iyi anladım.Meğer beni mahvetmişsin.Meğer ne çok çekmişim seni.....
A ;
''Ben seni kaybedene kadar affedilmesi gereken tek erkeğin baba'm olduğunu zannediyordum.Şimdi geri getireceğini bilsem seni O'na tavlada ölesiye yenileceğim.Bana tavla oynamayı da O öğretti..Bir gün yendim O'nu...O'nu yenmek bana hep kaybettirdi..
''Şimdilerde ellerimde taşıyamayacağım bir ağırlık kaldı.Eziliyorum bu ağırlığın altında yazmaya çalışıyorum sesini,gözlerini,ağlamalarını öylesine susmuşsun meğer. Susmuş bir yüreği seslendiremiyor kalem.Kendimi yazamıyorum sana,pişmanlıklarımı,neleri yapmamam gerektiğini,kendime bile itiraf etmekte zorlandığım saçmalıklarımı.Ama ,ama biliyorum hala seninleyim.Bir de bir sen,bir kaç satırda da seni anlatma sanatı.Oysa bir gelsen....
Ben seni kaybettiğim zaman anladım meğer ne çok seviyormuşsun beni...
... diye üşünür dalgın dalgın yürürken, bir çiçek almaz mısın diyen bir çiçekçinin sesi ile kendime geldim. Tereddüt ettim önce aklım dalgındı ama inceledim baktım üzerinde birkaç uzunca yaprağı olan bitki soğanları vardı ''bunlar nedir?'' dedim soğanları.almak istedim.Zordur onların bakımı dedi kadın sevgiline götürmek için bunları öneririm.Sevgilim gitti dedim O'nu kaybettim.Konuştuk sohbet ettik biraz ,dinledi beni sonra ''al bu soğanları o zaman ama sakın onlarla,konuşmayı bakımını yapmayı ihmal etme evlat'' dedi bana.''Aşk merdivenidir adı çok hassas bir bitkidir.Işığını iyi ayarla ,suyunu zamanında ver.Eğer bu bitkiyi gerektiği gibi bakar büyütürsen al ve sevdiğine git o gün hazır olduğun gündür....''
Aldım.Ömrümde belki ilk defa senin için yaptıklarımı ,yapmadıklarımı bir çiçek için yaptım biliyor musun?Bir kaç gün bakmadım mesela solmak üzere olduğunu gördüm.Aklıma 'niçin benimle hiç ilgilenmiyorsun,kendimi çok yalnız,ilgisiz ,sevgisiz hissediyorum'' dediğin geldi.Ne kadar umursamadığım bir de gitmek üzere olan seni gördüm bitkide,ellerimden kaymak üzere olan seni, gözyaşlarını düşündüm birden,sonra bir zaman çok iyi baktım çiçeğe dirildi ,kendine geldi.Sana söylemediğim kadar 'seviyorum' dedim,bir nevi bitkiyi sen yerine sevdim...Ve bir kaç zaman sonunda yeşerdi ellerime..Aklıma yüzün, gülüşün ve gülüşünün değerini hiç bilemeyişim geldi... Bir sen yeşerdi , bir düş yeşerdi ellerime...
''Meğer ne çok sevmişsin beni...Meğer ne çok hata yapmışım ..Herkesi affetmek istiyorum biliyor musun?
Sana o aşk merdiveni ile gelmek istiyorum....
Ve çiçekçiye bir teşekkür etmek birlikte...
Seni çok özledim..
Hazırım...
B ;
Kendini hazır hissettiğini biliyorum ve bunda çok samimi olduğunu da biliyorum.Bu çok güzel bir çiçek,belli ki büyümüşsün sana inanıyorum,görüyorum fakat bu çiçek ben yok iken güzel göründü gözüne ,ben olduğumda bu çiçeğin bir değeri kalmayacaktır.Bütün hissedilenler,söylenenler unutulacaktır.Bir insan bir ilişkide diğerine kaybetmek için çok zaman tanır.Bir gün tükenir.Kadınların sabrı hiç kimsede yoktur fakat kadınlar zaman gibidirler.Tamamen kaybedene kadar hep bir şansınız vardır ancak sabırları tükendi mi son şansınızı kaybetmiş olursunuz...Zaman geçtiğinde göreceksin herşey eskisinden de içinden çıkılmaz bir hâl almış...Bilir misin insanlar zamanlar alışıyorlar yaşadıklarına,mücadele verdiklerini zannediyorlar çoğu zaman içerisine düştükleri zor durumlarda,bir türlü radikal adımı atmaya varmıyor ayakları ,tam ileri gidecekleri zaman bir el''dur'' diyor çekiveriyor ensesinden.Ne yana dönsen bir çıkmaz.Sevgi bilinç düzeyine indirgendiği zaman aptallaştırır insanı,yanıltır.Bu kaçıncı söylev,bu kaçıncı nutuk.Unutulur ellerini tutmalar,yakarmalar''senden hiç bir şey istemiyorum,sadece beni affet ,suçluyum,sana bir hayvana yapılamayacakları yaptım''lar unutulur,gider işte.Uzak kaldığım zaman anladım ne kadar alıştığımı aslında olanlara,uzak kaldığım zaman bana neler yaptığını daha iyi anladım.Meğer beni mahvetmişsin.Meğer ne çok çekmişim seni.....
0 yorum:
Yorum Gönder