25 Mayıs 2010 Salı

DÜNYA ÜZERİME GELME YETER ARTIK YETER...!!AHH! AH !!




























Geçen akşam bir iddia üzre videoları tarar iken,bir yerde gözüme Cengiz Kurtoğlu ilişti.Hakan Altun'un bir şarkısını arıyordum..Hakan Altun'u hiç sevmem bir iki şarkısı vardı piyasa idi birkaç kere dinlemiştim.Nereyi açsam bu şarkılar çalıyordu..Hakan abim kendisini tanıyanın bi daha unutamayacağını söylüyordu ,bakıyorum evet, hak veriyordum insan onu bir kere gördü mü bir daha unutmaz kanaatine varıyordum...''Ne sanıyorsun kendini sen Hakan usta?'' diye yüzüne söylemek için neler vermezdim aslında,''sanırım sen ıssız adada seninle zorunlu mantık beraberliği yaşayan hanımlarla karşılaştın ya da öyle sanıyosun...''Birisi 'teklif ediyorum,benimle evlenir misin?'di şarkıların,digeri ise 'ya sen olursun yar ya sen olursun'' du..'Hadi' dedim 'şunları bir çıkartayım' der iken işte,Cengiz ağabeyime rastladım.Birden..Damardan depreştim..''Vayyyy'' dedim 'Cengiz abim be vayy...adını hep ''arkayı dörtleyin'' cümlesi ile anarım..Eğer günlerden yaz ise, sen hep mis gibi sevgili kokan şarkılar ya da sevgilinin mis gibi koktuğu şarkılar söylediğini sanar iken,ben seni hep leş gibi ter kokuları ile anıyorum..Minübüsün içi leş gibi kokar bu oradan sevgilinin mis gibi kokusunu anlatır..İnsanın ruhu daralır arada tanıdık şofer korna çalar,durur sohbet eder şofer..Iyy...Camı açın,kapıyı açın be ölecez la ölecez..Ne ise...Etti iki evet..Arkayı dörtle,leş gibi ter kokusu ve başlamak içün birşey eksik.Evet nedir o durun bakalım..Ahhhaaa buldum...İçerisi pek bir doldu...''Çocukları kaldırın..''Evet işte eksik parça bu,ah bu şoförler ileride çok yetişkinin oturduğu koltuğa yapışmasına vesile olacaklardı..Bir devrin psikolojisini,bilinçaltını delik deşik ettiler..Bu otobüslerde,minübüslerde kaldırılan çocuklarda 'koltuğa yapışma sendromu ' başgösterdi..Biraz büyümesinler koltuğa oturdular mı onları oradan feriştahı kaldıramıyor şerefsizim...Ancak kandırarak başarabiliyorlar'işte delikanlı sen cevizlide incedin demi aha işte buradır..''Kalkınca da ''ganduudduuukk naniikkk..''Bu hayaller oralarda başlıyor bah söylim..Çocuk diyor ki'ulan biraz büyim önce şu şoferi halletçem,sonra sırasıla Ahmet emmiye nispet,Veli dayıya,Zehra teyzeye zaten gıcığım sırf pislik olsun diye gözüne baka baka ücretimi ödicem,kalkmıcam işte kalkmıcam..Çatlıcaklar..''''Kalkmam'' diyor adam,''inat değil mi,çocukken minübüste kaldırdıklarınıza sayın siz koltukta yan gel yatarken ben her frende tökezliyordum şimdi de kalkmam işte...Ben tökezlerken iyidi di mi..''

Ne ise..Bu adamı dinler iken hiç sevgilinin nefesini hissedemedim ben ağğk...Aklıma daha çok sizden önce oturduğunuz koltuğa oturan kişinin başını cama dayaması,yağlı saçının ve nefesinin camda bıraktığı izler ve bazı çocukların parmaklarını o izlere sürmesi gelir..Katlettiler senin gibi bir devi abim bre !!Ama adam harbi dev söylim..Bir gün Antalya Atatürk caddesinde yürüyorum baktım uzaktan birşey geliyor,yanımdan geçtiğinde kendimi küçücük hissettim hakikatten de dev çıktı ...

Ne ise ben bu şarkılarla bir neslin yüreğinin nasıl çarptığını tiye alacaktım,bütün minübüs şofürlerinin ne büyük yürekli insanlar olduğunu felan yazacaktım ama şarkıyı dinledikçe ezildiiimm,ezildim sırtımda bir minübüs ile geziyor gibiyim şu an ya..Mahvoldum..Nereden açtım..Katletti durup dururken..Sözde o çalacaktı ben de yorumculara ''oooo Ezgi Hanım'da teşrif ettiler hoşgeldiniz' diyecek taverna yapacaktım..Bir adam karısı için bütün barı soliste ısmarlayacaktı tüh..Oradan ortada çocukların koştuğu düğün salonlarına geçecektim..Ama,şu an iki küçük bitirip uyumak istiyorum yahu...

Halbuki daha liselim benim diyecektim..Bizim lisenin önündeki servis şoförünün öğrenci kızlardan birisini tavladığını ve kapıları açıp Cengiz Kurtoğlu dinlediğini yazacaktım..Gülecektik..

Oysa şimdi canım duvardaki resimlerle avunmak istiyor.Daha dün buradaydın la nereye kayboldun itoğlusu diyesim var..Duyanlara,duymayanlara,soranlara sormayanlara ne pislik olduğunu anlatmak istiyorum....Sanki dünya gitti,hayat bitti bööyylleee,liseye gidesim var ve nikahında eski bir tanıdık olarak tanıtılmak yerine 'nikaha gitmemek daha mantıklı' diye düşüncelerdeyim..Ya nikahına niye geleyim ki senin kardeşim bende ne inatçı çıkmışım..Evleniyor nikahına gidiyorum,perperişan haldeyim,iki kaşımı kırıp kapıdan bakıyorum ellee gidiyor adam başka kadın yanında ben ise birden Küçük Ceylan'ım..Küçüğüm ya görmüyorlar ..Bu şarkı nasıl oluşacak kendimi göstermem gerek..''Hey gelin buraya bak la şarkının hükmü kaybolacak,heyoo buradayım kocana bu kadın kim diye sorsana sana eski bi tanıdık desin..benim o eski bi tanıdık :))Aha beni bu çağırdı,ben ona nikana çağır demiştim pekte söz dinler namıssız:)Fazla dikkat çekmemek için şahitliği kabul etmedim..

Dedim ya şarkı beni perişan etti...
Komik şeyler yazamıyorum acı içerisindeyim...

Dünya üzerime geliyor...
Ayakkabımın önü yırtık ama su alıyor...Bir kuru ekmeğim var ama hala açım niye kine...Kalbim paramparça ama çok üzgünüm...Yoksa ben insan değil miyim abi normalde mutlu olmam gerekiyordu niye değilim ki..

aaahhh ahh....
Arkayı dörtleyin,ter kokusu,çocukları kaldırın ve Cengiz Kurtoğlu...
Vallahi gideceğim bir gece dinlemeye ahdettim kelle koydum gideceğim..






0 yorum:

Yorum Gönder