
''İyi at binsin,kılıç kuşansın,idealleri olsun,cüsseli olsun,yirmi saat felan at üstünde gidebilsin,su altında en az yirmi dakika nefesini tutabilsin..Mümkünse iki,üç üniversite bitirmiş olsun,yurtdışında eğitimini tamamlamış olsun,en az iki,üç yabancı dil bilsin ama iyi bilsin kendi dilini unutmuş olsun,üst insan olsun,yakışıklı olsun,birkaç icat yapmış olsun,kısacası deha olsun..Beni çalıştırmasın çok rica ederim,o çalışsın, o beni korusun,sinirli insanım sakin olsun,en az birkaç bin kitabı olsun,kitaplarını koyacak yeri bulamasın,zengin olsun..Kendim için birşey istiyor isem namerdim bakın,bunların hepsini onun iyiliği için istiyorum yoksa fazla geçmeden beni ya evden çıkartmaz ya da sepet havası çalmaya başlayacaktır...
Böyle söylüyor henüz adı yok ülkenin adı yok evlilik programına katılan bir kadın.. ve ilave ediyor:(muş,efendim uydurmadır)
Dediğim gibi aksi ve asi insanım,zor'um ağırım,sevdim mi adam gibi severim,adam gibi olmaya çalışıyorum işte olmuyor çünkü kadınım,adam olacağım diye kadınlıktan çıkmış biriyim feminen yanları olsun.. mümkün ise duygusal hassas,sanatçı ruhlu olsun bir iki kez ülke felan kurtarmış olanlara öncelik tanınacaktır.
Bir ara 'bu programlara gideyim insanlarla eğleneyim bana da eğlence çıksın' diye düşünmedim değil açıkçası..
Özellikle,ismi lazım değil teyzeyi madara etmek için katılmayı çok istediğimi söyledim bayağı güldük ama yakın çevrem o programın sonunda göz gözü görmeyecek şekilde ortalığı toz duman götüreceği bakımından bendenizi uyardılar.Sanırım haklılarda.Tabi öyle birşey yapacağım yok ama olsa idi kötü birşeyler olacağı garati..Bütün güvenlikler bir olur beni stüdyodan çıkartmak için seferber olurlardı ama program öncesinde genelde bir anlaşma imzalanıyor olması gerekiyor mantık olarak çünkü içeride daha önce görüştüğümüzü aleme açıklamanın bedeli ucuz olmamalı..Ama kandırmak bedava..
Sandalyeye oturayım bir güzel sonra başlayayım anlatmaya:''Ay'da en az on bin lira harcarım..Çocuksuz lûtfen,güzellik yarışmasına katılmış kadar güzel,yakışıklı birşey olsun..Kullandığım en ucuz parfüm Joop !tur hop! demeyin,4x4 arazi vitesli Hummer'i olsun çok rica ederim.Üç beş Kafkas atı var ise daha iyi olur.En iyi markaları giyinirim,en ucuz gözlüğüm bin beş yüz liradır,en ucuz ayakkabım su yılanı olmalı ve dahası antika merakım var..Onun için buradayım...Antik devirlerden kalmış olanı özellikle tercih edilir,enkarne birşey olsun ya da kendisini öyle sansın milletin kitaplarından yürütüp yürütüp tendonlarla bağlayıp eklemleyelim ve eklemedir koca bunak şarkısı ile millete yutturalım, mistik seyahatlere çıkalım sonra ütopyaları olsun bu zat-ı muhteremin.''Tek evren projesi''nin altına imza atsın önce ''niçin gezegenler biribirinden bu kadar uzak'' sorusunu yöneltsin,hemen kafasını karıştırayım ''uzaklık kavramı nedir ki biribirlerine bir şekilde yapışık olmadıklarını ispatlayacak duyargalarımız yok bizim,biz öyle sanıyoruz diyeyim,belkide birbirinden hiç kopmayan bir dokuma halının ilmekleridirler''..Yapışıp kalsın. Sonrasında, onları ışın kuşakları ile sarıp kemerlerini sıkıp biribirlerine göbekten bağlama hayalleri olsun.''Ama bu durumda nesini yapıştıracksın,zaten yapışık olabilirler' deyip saf numarası yapayım belki de Safiye Soyman ile eşi gibi meşur oluruz kimbilir ne ise.. sonrasında diger koyun gezegenleri de kuklası haline getirerek bütün içerisinde bulunduğu evren ile birlikte tüm evrenleri bir araya getirip gezegenlerin hepsini huzura kavuştursun! ama bu da beni görene kadar elbet çünkü beni tanıyınca en büyük ütopik hayalinin ben olduğumu anlayacak,elde edemeyecek, ama bunun için Nobel ödülü alacak kadar çalışıp ilişkiler hakkında icat yapacak kadar kendisini parçalayacak,sabırlı birisi olsun...
Sonra bunların hepsini benim ile paylaşmalı,bana güvenmeli ki bende kendi projelerimi uygulayabilmek için bu bilgilerden istifade edebileyim.EKH'ler,ips hücreleri hakkında düşünmeden sohbet edebilelim..O esnada oradan kalkıp 1908 Jön Türk'lerine karmaşık geçiş yapabilelim..Bir seferde 'transandantal meditaston distrübütörü' diyebilsin...O'na,''insanlar ortak atadan geldiler ise ve bilim haklı ise bu insanlar yaratılışın ilk evrelerinden beri hastalıklı öyle ise bugün bilim akraba evliliklerinde %25rahatsızlık ihtimaline ihtimal demiyor kesin diyor, onu da her iki cins akraba ise diye tanımlıyor ise bu hastaların aslında en normal olma ihtimali nedir'' diye sorduğumda bana 'manyak mısın ' demesin,cırt diye açıklarım çünkü kafa yapıyor olacağım için beni ''sen ne diyorsun?'' diyecek kadar salak olarak görmeyen birisi olsun...Tekerleklerin kilitlenmesini engelleyen 'fren antiblokaj sistemleri'',''pasif ,aktif ve bütünleşik güvenlik sistemleri'',''devrilme engelleyici sistemleri,''dur-kalk sistemi'',''otomatik rota planlaması'' ,''şerit takip sistemi'' felan dediğimde mal mal bakmasın, adamı sinir etmesin..Ya evet öyle ya akıllı araç işte neylersin..Bütün bunların yanında insan türü olması öncelikli tercihimdir !Yani öyle araya karışmış,neanderthal görünüşe daha yakın ,proto-australia veya proto-negroide olmasın ,arya ırkının üst kolu olsun,uzun kafalı,kumral ve uzun boylu olsun çünkü en iyiler bunlardan çıkar masalına uydurmak gerekli bu işleri..En önemli rica'm ise şudur ki Türk'üm der iken iki saat düşünsün beni milletin yanında maganda,zonta yerine koymasın,Türklerden bahseder iken ''barbar,aptal'' gibi sıfatlar ile kullanarak ne kadar entellektüel bir zümrenin azası olduğunu ispatlasın ama vatan hainlerinden, hak ,hukuk ,demokrasi isteyen yüksek nitelikte aydın olarak bahsetsin çok rica ederim adamı rezil kepaze etmesin !Mümkün ise Amerika'ya İsa muamelesi yapsın,İsrail'ide kendisini savunan zavallı çocuğu olarak tanımlasın !
İşte sevgili hanımefendiciğim istediğim bu kadarcık birşey şu koca dünyada kaç günlük ömrümüz var ki aza kanaat getirmeli..
Kesin kapının önünde gömlekleri ile birileri beklerdi ve gözlerimi açtığımda 'cehennem meleği' filmlerinde olduğum gibi bir tımarhanede gözlerimi açArdım..Deli,diye beni tımarhaneye tıkarlardı ya da güvenlikler yaka paça dışarıya atarlardı, o saatten sonra da hiçbirisine dalga geçtiğimi anlatamazdım bir de eklerdim ''evet bu kadar istiyorum çünkü bunların üzerine ancak normal standartlarda bir aptal gelir çünkü istediğinizi söylediğiniz özelliklerde olduğunu iddia edenler ya da öyle olduğunu sananlar, istemediğiniz kadar palavracı çıkabiliyorlar.''Yani siz doğru düzgün bir tanım yaptığınızda evet işte ben bu niteliklerde birisiyim diye palavraları sıkan birisinin kurbanı olacağınıza kriterlerinize yüz misli katın ! :))Kemal Sunal bile işi çözmüştü. Veresiye alıyor ya iki kilo yerine iki mislisini istiyor ,bakkal da yarısını veriyor,aslında Kemal abim istediği miktarı alıyor.. işte o misal bütün bunları ister isem buradan ancak normal bi aptal bulabilirdim,niçin aptal? çünkü öyle bir programa katıldığını düşünerek bu akıl kısmını kafadan atlıyoruz,eh akıllının olmadığı yerde bunlar söyleyene,isteyene,gülünmesine,kızılmasına ancak gülünürdü.Eklerdim..''Eğer olabiliyor ise ailesi de olmasın,bu koca dünyada benim dünyalıkta işim yok,dünya kanında işim yok rica ederim ,dünyevi kan bağı olan bireyler İlahi gücün kudretinin potasında erimiş olsun...''İstediklerim aslında dünyalık değil ahretliktir.. çünkü böyle birşey ancak şizoid cennetlerde gezinirken olur !Orası da ahrettir !Hani kötü olduğumdan değil canım,hem doğayı sevdiğimden ,nitrojen döngüsüne faidesi olduğunu düşündüğümden hem de böyle biri ile birinci dereceden kan bağı olanlar çok nitelikli , çok iyi olacağından cennete bir an önce gitmelerini istememdir.. Beni sevindirir o bakımdan hele evin tek oğlu ise hergün dua okumaz isem şerefsizim...
Bu kadar mı? Evet bu kadar! O programları izleyenlerin de katılanların da tam birer kör olduklarını düşünüyorum bunun ahlaki yönünü hiç düşünmüyorum iyi ahlaklı veya kötü ahlaklı diyemiyorum ancak ülkenin bu tür programlar ile uyutulması genel görüntü olarak dünyanın ahlak sistemini düşündürüyor...Bu programlar oynar iken birşey demiştim ''merak ile 'anamı alır mısın' programını bekliyorum...Bireysel olarak ise hepsinin 'kıt' olduğunu düşünmekteyim...Ancak alay edilir,bunca uyarıya rağmen izleniyor ise daha da alay edilir bu ahmaklar ile çünkü bunun onuda izliyorum ama bunuda izliyorumu yoktur efendim bile bile izleyene diyecek söz yoktur literatürün böyleleri için yeni kelime türetme çalışmalarına bir an evvel başlamaları gerekmektedir zira 'mankurt kelimesi' anlam itibarı ile bu güruhun genel durumunu açıklama işlevini yerine getirme noktasında kifayetsiz kalmıştır...Aziz Nesin'in bir televizyon programında bir sözü var idi sordular kendisine:Sizin kitaplarınızı alan,sizin geçiminizi sağlayan para kazandıran insanlara 'aptal' yakıştırmasını yaptınız niçin böyle yapıyorsunuz,haksızlık olmuyor mu?Dedi ki:''Hayır ne var bunda bu sadece benim ne kadar doğru söylediğimi ispatlar o kadar !''
Burada hiç kimse, bunca söze ,uyarıya rağman önüne geçmek için gerekenleri yapma bilincini göstermedikleri için kendilerine 'kıt' dememizin sebebini sorgulayamaz...Ne kadar haklı olduğumuzu göstermekten öteye gitmez...Zira ben,bu programları yapanların da izleyicileri için farklı birşey düşündüklerini düşünmüyorum, bu yöneticilerden birisi çıkıp 'siz manyaksınız,çünkü bizi izliyorsunuz'dese de,bastonunu şapır,şupur öpen köleler gibi devam etseler ve hatta ağızlarına tükürtseler,el isteseler de iyice bir ispatlansa...Ki anamızla yolladılar bir yerlere çoğu görmedi...Şimdi sırada ne var bilinmez...

''Şimdi bu da nereden çıktı?'' merak konusu için, diyebileceğim şey şudur ki; Kadife'm ,mavi'm dostum, arkadaşım bir yazı yazmıştır.Yazı,kadın erkek ilişkileri ile ilgili ve bu yazının bendenize getirdiği bir coşku ile parmaklarımızı elimizden geldiğince kontrol etmeye çalışarak ve fazla derinlerine dalmadan ve 'ne gelirse' tabir edilen şekilde yazmışızdır..Anlamlı okumaların sonucunda dönülen yönleri, çıkılan yolları ve çarpılan duvarları gördüğümüzde, belki anlamsız okumaların insanların zihninde daha parlak bir ışık uyandıracağını göz önüne alıp,'okumanın az 'da hareketli,hararetli ve zihni uyarıcı, kalıcı bir hale dönüşmesini sağlayabiliriz' diye düşünüp bu tarz bir yazı yazdım..Bunun yanında,ilişkiler demiş iken,kadın erkek ilişkilerini,kadınlar ve erkekler olarak düşünmeyi çoktan bırakmış olmama rağmen, arada sırada genel konuşmak zorunda hissediyor insan.Entellektüel kadınların yalnız kalmaları ile ilgili cümlelerine, bir söz etmek istedim,bence erkekler, entellektüel tabir edilen kadınlara bayılıyorlar,tıpkı kadınların ne kadar kaba kuvvet karşıtı imiş görünseler de erkekleri sığınabilecekleri limanlar olarak görmeleri ve güçlü erkeklere bayılmaları gibi ama tıpkı kadınlar gibi erkeklerinde bir şartları var o da gücü kendilerinin üzerinde kullanmamanız gerektiğidir...Yoksa her iki cins'te bence aslında karşı çıktıkları her ne ise onlara bayılıyor...Önemli olan entellektüelliğin veya kaba kuvvetin daha sonrasında her iki cins'inde gücünün boyutu değil,bunu nasıl kullandığınızdır...

Sağlıklı ve normal kabul edilen, yani akli melekeleri yerinde olan,doğruyu, yanlışı sağlıklı bir şekilde ayırd edebilen,bilinç yarılmaları programlarında figuranlık içün replik ezberinde bulunan aklı evvellerden olmayanlar için efendim; bendeniz, kadın erkek değil 'insan' için 'doğru kişi' tabirini kullanmayı seviyorum.Doğru kişi,doğru eş,boşuna dememişler,'davul bile dengi dengine' diye...Bu dans'ta uyum şarttır !
Ne alaka ise, şöyle de bir durum vardır deneme yanılma usülü yaşayanlarımız,habire arayanlarımız veya ilk kez duyanlarımız için ''müzik Elwis'ten önce ve Elwis'ten sonra diye ikiye ayrılır'' denir.İnsanın hayatına bir Elwis girdi ise ve Elwis'te öldü ise sıradaki adayların hiçbirisi bir Elwis yerini tutamayacaktır diye düşünmekteyim...O Elwis her zaman heryerde kendisini hatırlatacaktır...
http://www.youtube.com/watch?v=HOLH63c7SG0
O sebepledir ki hayatının Elwis'ine rastlamamış birisine rastlamak için dua edin,Elwis sizsinizdir belki kimbilir!
Doğru kişilerin kadın olsun erkek olsun dünyanın her neresinde olur ise olsun buluştukları ortak nokta bence bir şeyi çok iyi biliyor olmalarıdır.O da;
'İlk önce neyi bilmeleri gerektiğini bilmeleridir..''
Bunun yanında;
'Aşk'ın gençliği cinsel cazibesini yitirdiğinde,beyin kıvrımlarının yaşı önem kazanır...''
Akhe

Keyifli bir yazı. Ti'ye aldığınız programın birini tesadüfen kısa bir süre izlemiştim. Başı bağlı bir teyzenin, aradığı erkeğin özelliklerini sayarken "kuvvetli olsun" lafına çok gülmüştüm. Esen kalın...
YanıtlaSilTüm televizyon yapımları içerisinde en dayanamadığım yapımlar; seyirciyi salak yerine koyanlar. Bunu dizilerde de görmek mümkün; ya zaman kurgusunda hatalar gözüme çarpıyor, ya bir oyuncu senaristle anlaşamadığı için diziden ayrılıyor ve bu biz izleyicilere o insanın "eceli geldi" şeklinde yansıtılıyor, ya ilk defada bir gece beraber olan kadın hemen hamile kalıveriyor, ya da dizinin ilk bölümünde konunun özeti verilip sonrası "ne yapsak da uzatsak" şeklinde müthiş senaryolarla izleyici iyiden iyiye aptal yerine koyuluyor. Beğenmiyorsan izleme kolaycılığının dışında yapılan programların da izleyenlerin kalitesini, arz-talep denklemindeki yerimizi belli ettiğini düşünüyorum. Yazınızda bu tür programları çok güzel ve tatlı bir dille eleştirmişsiniz, keyifle okudum.
YanıtlaSilBunları yazmanıza sebep olan sözkonusu Dans ile ilgili görüşlerinizi çok samimi buldum ve yazınızdaki resimler bana çok önce okuduğum bir yazıyı anımsattı (belki konu ile direkt bağlantılı olmayabilir ama); izninizle o yazıyı burada paylaşmak istiyorum;
T A N G O F E L S E F E S İ
Erkek kadına tuzak kurar. Kadın da o tuzaktan kurtulmaya çalışır. Tango budur.
Ayaklarıma bakma, tuzağa düşersin. Gözlerime bak. Onlar kuracağım tuzağı sana ispiyon eder.
Bir şeyi çok isteyip de yapmamayı bilmek gerekir Tango nun olması için.
Tango: istemek ve istediğini belli etmemek dansıdır. İstemek ve istediğine yaklaşmamakla ilgili.
Tango; kalıcı olanların değil, hep gidecek olanların dansıdır. Ele geçirilemeyenler arasında sessiz bir kavga. Beraber bir tuzağın koynuna düşmeyi çok isteyen ve bunu ilk kimin söyleyeceğini yoklayanların dansı.
Çok korkan ama korktuğunu belli etmeyen iki insanın birbirine meydan okuması. Sevdim de vermediler, ağlaşması değil; Ben seni hiç sevmedim yalanı...
(Ece Temelkuran)
:))) döşü gıllı ossun...böyle her bir yerinden vışgırsınnnn...gözleri matel matel baksınnn...
YanıtlaSilçok parası olsunnnn beni mücevherlere boğsun hazır zümrütten KDV alınmıyorken! böyle saçlarımı kabartsın!!!saç ektirsin bana..:))öpücük versin oramı buramı cimciklesin:))(kızmıycam söz) bacakları ossun! burnuda olabilir,, kaşları bir bütün ossun, gözlerini görmek için aşağı eğileyim çok saçı olsun, atı , katı, eşeği,, timsahı, beyaz çorapları, kamyonu ossun,,,gazlı ossun ki; yarasın diyebileyim:))
müzikten anlasın hiphop dinlesin yakışır aslanıma, ani dönüşler yapsın , gözlükleri olsun yüzünü kaplasın,, gözlükleri koyu erkeğim benim hüüüü...minübüs kullansın..pendik - kadıköy hattı
arka koltukta oturayımbeni kessin...kırıtayım...
olsun valla.... seçiyim birtanem ana kraliçem...
kral olmasın ...ama olduğunu sansın:)))
Sevgili Mehmet Bilgehan Merki;
YanıtlaSilTeşekkür ediyorum,saygı ile
Nihan Hanım hoşgeldiniz !Sizi görmek hoş bir sürpriz oldu,paylaşmınız için teşekkür ediyorum,keyif ile okudum teşekkür ediyorum...
YanıtlaSilKadife kız,sen olmassan ne kader kabe sabe bi kral oldumu hiç kimse anlamayacak billahil..
YanıtlaSilHeh vallahi,bıyıklarını simsiyah boyasın,saçlarını boyamasın:))Ayakkabılarının topukları dört parmak yüksekliğinde tam kare olsun,pembe ve büyük yakalı gömleğinin üzerine düğmesini ilikleyemeyeceği kısa bi ceket giysin,gömleğin desenlisi daha iyi,geniş ve kısacık kravat taksın,pantolonları göbeğin altında paçası kıza ve az bi ispanyol paça olsun....Karı gördümü eli ayağına dolansın,kırıtsın..Tasması olsun,kalın ismini yazdırdığı bir altın künyesi,kalın altın saati bunun yanında para para üzerine yapıştırdığı yüzüğü de olsun...Kaç karat istiyorsun söle,çakması ile yaptırayım göndereyin orjinalini heryerde takma...
Kaşlarını tarasın,ayakkabılarını hergün cilalasın,ayakkabılarının arkasına bassın,bunu limuzinde de yapsın orjinal olsun olduğu gibi olsun..
YanıtlaSilMinübüste şöööyle iki bacağını ayırıp önce göstere göstere paçalarını baldırından yukarı çekelesin öyle otursun,yanında oturan kadın da namuslu olsun iyice sinsin dışarı baksın adamı uyuz etmesin..Heh böylesi de olabilir..Şoför aynadan dikizlesin...Digeri yandan preslesin,ayaktaki yukarıdan kessin,ayakta isen yandın abi...
Ama ben bunların ne bakıyorsun öküz dediğinde,bakmasan nerden bileceksin diyecek kadar pişkinleri ile karşılaştığında''baba hanımefendi rahatsız oluyor anlasana önüne dön'' diyenlerini çok seviyorum hero onlar,onlar sayesinde kadınlar rahatça posta koyuyorlar erkek milletisine...
YanıtlaSil